Uzun zamandan beri bu kadar dibe vurmamıştım. üst üste gele olumsuzluklar dünyanın benim etrafımda döndüğü ne daha da bir ikna beni. Kendime döndüm etrafımı göremez oldum. Her şey zordu, yoruluyordum. Neden? Hayatımı iyileştirmeye çok da gücüm yoktu, bitmiştim. Sadece saldırıyorum, nereden ne yakalarım diye pervasızca. Sonuç, kendimi ve sevgilimi yordum, tükettim. Benim için her bir dibe vuruş bir diriliştir aslında. Bu sebeple acı çekmeye gizliden bir hayranlığım vardır. Sonra dedim, tüketmek kolay, ya üretmek?
Sonra konudan çıktım, sorunlardan uzaklaştım ıssız bir tepenin başına çömeldim, yüzüme vuran rüzgar beni kendime getirdi, soğuk soğuk esti. Uyandım. Yalnızdım ama değildim. Yoksa yalnız mıydım? Düşüncelerim beni yalnızlaştırmıştı. Onun beklentilerini benim beklentilerim sanmıştım, yanılmıştım. Rüzgar esti ben düşündüm, üşüdüm, rüzgar esti. Buldum. Erkekler kimdi? Hiç düşünmemiştim bu güne kadar. Kimdi? Ne isterlerdi? Ne beklerlerdi? Bilmiyordum. Hiç düşünmemiştim. Neden? Bilemedim. Sadece ben miydim önemli olan benim isteklerim. Bu kadar bencil miydim ben? Ama ben iyi biriydim, Noldu? Sermayeden ne zamana kadar yiyecektim? İlişkide isteklerin ortak olduğunu düşünmüştüm belki de. Kızlar mıncır mıncır ilgi isterken, erkeklere ilgi göstermekle birlikte onlara alan bırakmak gerektiğini hiç bilmiyordum. Mıncır mıncır ilginin onlara da iyi geleceğini düşünmüştüm halbuki. Özenli davrandığımı düşünürken, özensiz davranmanın soğukluğu yüzüme çarptı. özen kime göre ve nasıldı? İlişkide terimlerin anlamlarını dolduran çiftlerin karakterleriydi. Sevgilimi tanımıştım, biliyordum ama ilişkilerin evrensel olmadığını bilmiyordum. Ne istediğini daha yeni anladım ve bildim. Duyguların yerini düşüncelerin alması beni ağırlaştırdı, korktum önce ama iyi gelmişti. "Sevgi emek ister" in anlamını şimdi çok daha iyi anlamıştım.
Canım sevgilim seni yorduğum için özür dilerim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder