İnsan düşünüyor, zaman zaman değil her zaman tıpkı yaşadığı gibi. önce düşünüyorsun sanra hayat akıyor yaşıyorsun. Eş zamanlı da oluyor. Ama yaşamadan önce başına gelebilceklerle ilgili hayal kuruyorsun kurguluyorsun, düşünüyorsun. Bazen çok acıtıyor, bazen çok mutlu ediyor; çöküyorsun ya da uçuyorsun. Ama yaşamaya başladığında rutinin hale geliyor ne uçuyorsun ne de çöküyorsun en azından sürekli değil, süreksiz olarak duygu gelgitleri yaşıyorsun sadece.
Bu durum düşüncenin ne kadar sonsuz olduğu gösteriyor bana sonsuz duyguyu yoğun yoğun hissediyorsun. Hayat acıtıyor.
15 Temmuz 2010 Perşembe
18 Haziran 2010 Cuma
Hiç
Bir hiçliğin içinde yüzüyorum sanki. Her tarafımda hiçlik var, yani birşey yok, hayat akıp gidiyor ve ben izliyorum. Ne çok üzülüyorum, ne çok seviniyorum, hiçbirşeye dokunamıyorum, duygularım alınmış gibi biri hariç o da; hiçliğin varlığını hissetmem. İnsanlardan uzaklaşmak istiyorum, o hiçlik algımı onların görmesini istemiyorum. Onlardan birşeyler saklıyorum belki de kendimce. Zayıflıklarımı görmelerinden rahatsız oluyorum. peki bu zayıflık mı? boşluk içinde yüzmek? Yok değil aslında rutinden sıkıldığımın bir zincir daha kırma zamanının geldiğinin göstergesi, bu sefer hangisini kırmam gerekiyor acaba? Ya da bu hayatın herkesi kendi hikayeleriyle veya oyunuyla oyalama biçimi. Hepsi birer yanılsama, reel dünya tüm obje ve subjeleriyle zihnimden içeri giriyor bazen ayna (algılarım) puslu gösteriyor, bazen güneşli, bazen de karıncalı. Bugün fazla karıncalı görüntü bi kapatıp açıyım ben.
12 Haziran 2010 Cumartesi
Bizi aptal yapan şey hayata bağlayandır
Bugün Sıhhiye'de yürürken 3 tane 6 yaşlarında ayakkabı boyacısı çocuk gördüm. Çocukların yüzlerine bakamadım, utandım. Acaba böyle bir hayatta doğduklarının farkına varsalardı ne hissederlerdi onu düşündüm. Onlar için hayat buydu, çünkü onun içinde doğmuşlardı, bir alternatifini göremiyorlardı. İyi ki de göremiyorlardı dedim, onların adına gördüğümde kötü oldum, bilmiyorum onlar nasıl olurdu? İşte görememek sanırım bu olması gereken bir şey zaman zaman. Neden? Hayata bağlanmak için, huzurlu (göreceli) yaşayabilmek için.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)