Selam sevgili okurlar, sizlere ubuntu isletim sistemimden yazdigim ilk blog yazim, sizin de fark ettiginiz uzere klavyem ingilizce oldugu icin turkce karakter kullanamiyorum.
Linux isletim sistemlerine merakim yeni filizlenen meraklarimdan bir adeti. Yazilim+donanim konusunda cok bilgili biri degilim ama bu aralar fena merak saldim. 2 hafta once pardus' u kurdum bilgisayarima yaklasik 1 hafta kadar onu kullandim, guzeldi ama cigligini ve acemiligini hissediyorsun. Pardus dan sonra hedef ubuntu idi. Onu da Ali sayesinde ogrendim, linux isletim sistemleri icinda en cok kullanilaniymis. Kurulum cd'si de gelince bugun ubuntu 10.4, en son surum hemecik kurdum. Super heyecanli birsey, sanirim yeni olan bircok sey beni heyecanlandiriyor. Ubuntu' yu begendim. Kullanimi cok rahat, simdilik cok fazla karistiramadim bunlar ilk izlenimler. Zaten karistirsam bile teknik konularda ne kadar yazabilirim. Ama sunu farkettim bu surecte, farkli isletim sistemlerini kullanmanin en guzel tarafi, surekli mecbur kaldigin aslinda bir sekilde sana dayatilan isletim sisteminin, neler sundugunu daha iyi goruyorsun. Kiyaslama sansin artiyor, artilarini ve eksilerini daha iyi degerlendirebiliyorsun, ya da degerlendirebilecegini dusunuyorsun;> Kisacasi daha da ozgurlesiyorsun. Pardus un ozgurluk icin slogani bu noktada cok basarili olmus.
Not; Ali'ye bu surecte, canli ubuntu forum gorevi ustlendigi icin tesekkuru borc bilirim

umarım ubuntudan soğuma olmamamıştır..
YanıtlaSilyok olmadı, pardusu kurtuktan 1 hafta sonra kaldırmıştım bilgisayımdan, şimdi windowsla ubuntuyu birlikte kullanıyorum.
YanıtlaSil